İş buldum değil, istediğim işi buldum diyebilmek için, nasıl iş arayacağız?

Hayallerimizi gerçekleştirmek için olmadığı gibi, iş bulmak için de herhangi bir sihirli formül yok. Ancak şöyle bir formül işe yarıyor; hayal kur, hedefini seç, plan yap, bilgi topla, eyleme geç… Evet, iş aramaya başlamadan önce yapmamız gerekenler: İstediğiniz iş nedir? Belirleyin, nasıl bir ortamda, kimlerle birlikte çalışmak istersiniz?...

Çok susadınız, ne yaparsınız?

Su içmeniz gerek, su ise bahçedeki kuyuda. Yoksa çay, kahve, cola ya da meyve suyu mu içersiniz? Kendinizi kuyuya atarmısınız? Kuyunun derinliğini bilmiyorsunuz. İçinde su var mı bakmadınız. Nasıl tekrar dışarı çıkarım diye düşünmediniz...

Benim önceliklerim var.

Hani hep söylenir ya, “benim önceliklerim var” diye, benim de var. Önceliklerimi şöyle sıraladım. “Ben, Ailem, İşim”, harika, sıralama güzel görünüyor, tam istediğim gibi, mantıklı da sayılır. Peki ya uygulama, ı ıh...

Ben bir markayım, ya siz?

Ben markayım, sen markasın, o marka. Biz markayız, siz markasınız, onlar marka. Herkes ve herşey marka! “Kendimi Nasıl Marka yaparım” konulu bir projem/çalışmam var, MediaCat Communication Institute sonbahar programında yer alan bu workshop, bugüne kadar kişiye ve kuruma özel danışmanlık hizmeti ile uyguladığım deneyimlerimi paylaşmayı hedeflediğim...

Hiç kendinize hediye verdiniz mi?

Hediye almayı severmisiniz, sanırım herkes sever, ya vermeyi? Ben vermeyi de çok severim, bu sıralarda en çok da kendime hediye veriyorum. Bu yıl kendime çok hediye verdim, daha da vereceğim, neler vereceğimi de biliyorum, hazırladım, sıralarını bekliyorlar. Bu yaz tatilimin yarısını kişisel gelişimim için kendimle...

Değişmek istiyorum…

Değiş/im/ebilmek için değişmeyi istemek gerekir, Bazı kelimeler vardır, düşünürken ve kullanırken heyecanlanırız. Son zamanlarda beni en çok heycanlandıran kelime değişim oldu, çünkü içinde yenilenme, tutku ve fırsatı da buldum. Yaşamıma iş+özel baktığımda edindiğim bilgi+duygu birikimim+deneyimim, değişimim bana heyecan veriyor. Heyecan, içinde sevinç, korku, sevgi, tutku ve...

Sorular, Cevaplardır

Doğru sorular, doğru cevaplara, Cesur sorular, cesur cevaplara ulaştırır...

Dünyanın En Büyük Mucizesi

Og Mandino’nun Dünyanın En Büyük Mucizesi adlı kitabından, Tanrı’nın muhtırası, Gönderilen: Sen, Gönderen: Tanrı “Beni dinle. Sana bu dünyayı ve hakimiyetini verdim. Sonra tam potansiyeline ulaşman için, bir kez daha sana elimi verdim, evrendeki hiçbir yaratığa bahşedilmeyen güçler verdim. Sana düşünme gücü verdim. Sana sevme gücü verdim. Sana seçme gücü verdim. Sana...

İstediğimiz Geleceği Yaratmak

Gelecek üzerine en çok düşünüldüğü ve konuşulduğu bir dönemden geçiyoruz. Şu sıralar hangi TV’yi dinlesek, hangi gazeteyi okusak uzmanlara ve danışmanlara en çok sorulan soru; yarın ne olur, ne yapmalıyız? Dinliyor, okuyor ve konuşuyoruz. Çoğumuz hala krizin nedenini anlamış değiliz. Ne yaparsak, ne olur çözmeye...

Bizimki Bireysel Gelişim

Kuraldışı'nın kurucusu Nil Gün'ün sanırım tüm kitaplarını okumuşumdur. Hayranlıkla izlerim kendisini. Pek çok arkadaşım seminerlerine katılmış ve çok faydalanmışlardır. İş ve yaşam ortağı Saim Koç'un yazdığı bu yazı benim düşüncelerime de çok uygun bu nedenle paylaşıyorum. Kuraldışı olarak seçimimizi bilerek Bireysel Gelişimden yana yaptık. Eğitimlerimiz kişisel...

Bir Çocuk Yasağı Deldi

Küçük kızın babası, İspanya’nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkûmdu. Küçük kız, fırsat bulduğu her hafta sonu, babasını ziyaret için annesiyle hapishaneye gidiyordu. Yine bir ziyarete giderken, babası için çizdiği resmi yanında götürdü. Ancak hapishane kurallarına göre,”özgürlüğü çağrıştıran” resim ve benzerlerinin mahkûmlara verilmesi...